31 Mart 2010 Çarşamba

KASE BÖREĞİ



Çiriş böreğini yaparken çocuklarım yemezse onların seveceği bir seçenek de olsun istedim. Bu börekleri yaptım. Beni kırmayıp biraz benim börekten yediler nazlı nazlı. Sonra bu böreklere saldırdılar.

Malzemeler ( 8 adet):

3 adet hazır yufka
1/4 küçük bir kangal sucuk
4 adet sosis
1 su bardağı kaşar peyniri rendesi
2 yumurta (1 yumurta sarısı ayrılacak)
5 çorba kaşığı yoğurt
1 çay bardağı zeytinyağı
1 çay bardağı süt



Yapılışı:

2 yufkayı artı şeklinde dörder parçaya bölüyoruz. Diğer yufkayı küçük parçalara bölüyoruz.

Geniş bir kaseye parçaladığımız yufkaları, kaşar peyniri rendesi, 1 yumurta ve diğer yumurtanın akı, yoğurt, süt, küp doğranmış sosis ve sucukları ve zeytinyağını koyup karıştırıyoruz.

Bir kasenin içine dörde böldüğümüz yufkalardan birini yerleştirerek yufkanın uçlarını kasenin dışına taşacak şekilde yerleştiriyoruz.

İç malzemesiyle kasenin içini dolduruyoruz. Kaseden dışarı sarkan uçları bohça şeklinde kapatıyoruz. Top şeklinde olan yufkamızı kaseyi ters çevirerek çıkarıp, diğer 7 parça için de aynı yöntemi kullanıyoruz.

Börekleri kapatılan kısmı alta gelecek şekilde yağladığımız tepsiye dizip 190 dereceye ayarladığımız fırında 45 dakika pişiriyoruz.

Afiyet olsun.

30 Mart 2010 Salı

ŞOKELLALI RULOLAR



Mutfakta börekleri hazırlarken ufaklıklar tatlı da yap anne deyince tatlı yapacak zamanım da olmayınca bu ruloları uyduruverdim. Öyle rağbet gördü ki son bir taneyi zor tadabildim. Gerçekten çok güzel olmuştu. Acil tatlı isteyenlere tavsiye ederim.

Malzemeler:

2 adet yufka
10 çorba kaşığı kadar şokella
1 yumurta sarısı
1 çay bardağı pudra şekeri

Yapılışı:

1 yufkayı yayarak üzerine 5 çorba kaşığı şokellayı sürüyoruz.

İkinci yufkayı şokellalı yufkanın üstüne kapatarak kalan şokellayı da sürüyoruz.

Yufkayı ortadan ikiye bölerek ve düz kenardan başlayarak rulo şeklinde sarıyoruz.

Elde ettiğimiz iki rulonun üzerine yumurta sarısı sürerek 200 derecede 30 dakika pişiriyoruz.

Fırından çıkardıktan sonra soğutup dört santim kalınlığında rulo parçalara kesiyoruz.

Üzerlerine bol pudra şekeri serperek servis yapıyoruz.

Afiyet olsun.

KADINBUDU KÖFTE


Herkesin severek yediği bir köfte türü. Aslında köfteden de öte bir lezzet. Ama hep unutulur, klasik köfteye yenik düşer.

Bugün yemekte kadınbudu köfte vardı.

Malzemeler:

1 kahve fincanı pirinç
500 gr. kıyma
1 adet orta boy soğan
1 çay kaşığı karabiber
1 çorba kaşığı köfte baharı
1 çay kaşığı tuz
1 adet yumurta
1/2 demet maydanoz

1/2 su bardağı un

2 adet yumurta
Kızartmak için bir su bardağı sıvı yağ

Yapılışı:

Kıymanın yarısını tuzun ve karabiberin yarısı ile iyice kavuruyoruz.

Soğanı rendeliyoruz.

Pirinci 1 su bardağı suyla haşlayarak süzüyoruz.

Çiğ ve kavrulmuş kıyma, haşlanmış pirinç, kıyılmış maydanoz, yumurta, baharatlar ve tuzu karıştırıp iyice yoğuruyoruz.  

Elimizi ıslatarak harcımızdan büyük köfteler hazırlıyoruz.

Köfteleri önce una, ardından çırpılmış yumurtaya bulayarak kızdırdığımız yağda arkalı önlü kızartıyoruz.

Ailemizle afiyetle yiyoruz.

ÇİRİŞLİ BÖREK


Pazarda çiriş adlı pırasa ve çiçek soğanı arasında bir kokusu olan bitkiyi görünce hemen aldım. Bu bitkiyi bir kaç yıl önce keşfetmiştim. Ancak hep kavurmasını yapıyordum. Bugün böreğini yaptım. Ufaklıklar yemezse diye onlara da sosisli,sucuklu kase böreği... Ama yine de beni kırmayıp çok az yediler.


Malzemeler:


4 adet yufka
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
1 çay bardağı yoğurt
250 gr. çiriş
125 gr. beyaz peynir
2 yumurta (sarısı üzerine sürülecek)
1 çay kaşığı pul biber
2 çorba kaşığı zeytinyağı




Yapılışı:


Çirişleri ince doğrayıp iki çorba kaşığı zeytinyağı ile hafif kavuruyoruz. Altını kapatıp,  pul biber ekleyip karıştırıyoruz.


Soğuduktan sonra çirişlere ufaladığımız beyaz peyniri katıp karıştırıyoruz.


1 çay bardağı zeytinyağı ile yoğurt ve yumurta akını karıştırıyoruz.


Bir yufkayı serip arasına sosu sürüyoruz. Diğer yufkayı üstüne kapatıp onun da üstüne sosu sürüyoruz.


Yufkayı ortadan artı şeklinde dörde bölüp her parçanın geniş kenarına çirişli içten bir sıra koyuyoruz.


İç koyduğumuz kısımdan sarmaya başlayarak rulo haline getiriyoruz. Bu ruloyu kendi çevresinde sarıyoruz.


Tüm yufkaları bu şekilde hazırladıktan sonra yağlanmış tepsiye fazla sıkıştırmadan koyuyoruz.


Yumurta sarısıyla kalan sosu karıştırarak böreklerin üzerine sürüyoruz.


200 derecede 40 dakika pişiriyoruz.


Afiyet olsun.

29 Mart 2010 Pazartesi

İSLİM KEBABI


Patlıcanın her yemeği birbirinden güzel olur. İslim kebabı da hem sunumuyla zarif, hem de tadıyla büyüleyicidir.


Malzemeler:


3 adet uzun patlıcan
200 gr. antrikot
1 çay kaşığı toz kırmızı biber
1 çay kaşığı biberiye
1 çay kaşığı kekik
1 çay kaşığı tuz
Kızartmak için bir su bardağı sıvı yağ
1 çorba kaşığı domates salçası
1 çorba kaşığı biber salçası
Süslemek için domates veya kırmızı biber dilimleri


Kürdan


Yapılışı:


Patlıcanları alacalı soyup uzunlamasına yarım santim inceliğinde kesiyoruz. Tuzlu suda bir süre bekletiyoruz.


Antrikotu kuşbaşı parçalar halinde doğrayıp biberiye, tuz, kırmızı biber, kekik ve 1/2 su bardağı suyla düdüklü tencerede 15 dakika kadar pişiriyoruz.


Patlıcanları kızgın yağda kızartarak  peçete üzerine alıyoruz.


İki adet patlıcanı artı şeklinde yerleştirerek ortasına kuşbaşı etten koyup karşılıklı uçları bohça gibi kapatıyoruz. Üzerine bir domates dilimi ve bir parça biber koyarak açılmaması için bir kürdanla tutturuyoruz (Ben kırmızı biber koydum).


1 su bardağı su ile domates ve biber salçasını karıştırıyoruz.



Bu domates sosunu yemeğin üzerine döküp 200 derecede 15 dakika fırınlıyoruz.


Afiyet olsun.

FIRINDA KREMALI PATATES



Ev halkı patates yemeğe bayılır. Tabi ki daha çok kızarmış patates isterler. Ben bugün fırında yaptım. Çok severek yediler. Böylece sıvı yağla vıcık vıcık patates kızartmasından uzaklaşmış oldular. Bu şekilde her zaman yapmamı istediler.

Malzemeler:

4 orta boy patates
1/2 kutu krema
2 çorba kaşığı yoğurt (süzme veya susuz)
4 çorba kaşığı sızma zeytinyağı
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı kekik
1 çay kaşığı karabiber
1/2 su bardağı kaşar peyniri rendesi

Yağlı kağıt

Yapılışı:

Patatesleri soyup, halka halka kesiyoruz. Büyük bir kapta patatesleri krema, tuz, karabiber, kekik, yoğurt ve zeytinyağıyla harmanlıyoruz.

Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine boşluk bırakmadan diziyoruz.

240 derecede 30 dakika üstleri kızarana kadar pişiriyoruz.

Fırından çıkarıp kaşar rendesi serperek tekrar fırına koyup 5 dakika kadar kaşar eriyene kadar tutuyoruz.

Afiyet olsun.

28 Mart 2010 Pazar

KAZAYAĞI KAVURMASI


Semt pazarımızdaki köylü teyze kazayağı toplamış. Annem bize kavurmasını yapardı ama son yıllarda hiç görmemiştim. Hemen aldım, eve geldim. Kendim hiç yapmamıştım, anneme telefonda anlattırarak yaptım. Öyle güzel öyle değişik bir tadı var ki anlatamam. Maydanoz, dereotu çok tüketiriz evde ama bu çok güzel ve yeni bir tat. Umarım kazayağını her yıl mevsimi boyunca bulabilirim . Görürseniz tereddüt etmeden alın, deneyin.


Malzemeler:

1 demet kazayağı
1 büyük kuru soğan
4 diş sarımsak
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
1 çay kaşığı tuz

2 su bardağı yoğurt
Sıcak servis için;
1 çorba kaşığı domates salçası veya 3-4 çorba kaşığı domates sosu
1 çorba kaşığı tereyağı
Soğuk servis için;
1 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı toz kırmızıbiber

Yapılışı:

Önce çok iyi yıkayıp, sirkeli suda bir süre bekletiyoruz.

Zeytinyağını yemeklik doğradığımız soğan ve küçük doğranmış sarımsakla birlikte kavuruyoruz.


Yıkanmış, süzülmüş kazayağını çok ince kıyarak soğana katıyoruz ve iyice kavuruyoruz.

Tuzunu koyup kapağını kapatıp beş-on dakika kadar kendi suyuyla pişiriyoruz.

Sıcak yada soğuk servis edebiliriz. Sıcak servis edeceksek kavurmanın üstüne çırpılmış yoğurt ve tereyağında biraz kavrulmuş salça (veya sos) döküyoruz.

Soğuk servis edilecekse çırpılmış yoğurtla kazayağı kavurması iyice karıştırıyoruz.  Üzerine zeytinyağında yakılmış kırmızıbiber döküyoruz (Ben rejim belası yüzünden sadece kırmızı biber serperek beyaz peynir dilimleriyle servis ettim).

Afiyet olsun.

27 Mart 2010 Cumartesi

ZEYTİNYAĞLI EBEGÜMECİ SARMASI


Bu çok güzel bir ot. Ispanaktan kat kat fazla demirle yüklü. Ne yazık ki bulmak zor. Semt pazarlarında bile bulunmuyor artık neredeyse. Zeytinyağlı sarma içi gibi hazırladım. İstenirse fıstık, üzüm kullanmadan da hazırlanabilir.

Malzemeler:

2 demet ebegümeci
1/4 su bardağı sızma zeytinyağı
1 tatlı kaşığı fıstık
1 tatlı kaşığı kuş üzümü
1 bardak pirinç
1 tatlı kaşığı dolma baharı
1 çay kaşığı silme toz şeker
1 çay kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı nane
1 adet kuru soğan
2 su bardağı su ( 1,5'u sarma içine, 1/2'si pişerken )
1 tatlı kaşığı domates salçası
1/2 limon

Hazırlanışı:

Ebegümecinin iri yapraklarını seçip, kaynar suya sokup çıkarıyoruz. Hemen soğuk suya alıyoruz.

Fıstıkları yağda pembeleşene kadar kavurup, ay şeklinde doğradığımız soğanları ekliyoruz ve kavuruyoruz.

Yıkanmış pirinci ekleyip kavurmaya devam ediyoruz.

Salçayı ekleyip, 1,5 bardak soğuk su, şeker, tuz, kuş üzümünü de  katıp karıştırıyoruz.

Tencerenin kapağını kapatıp, kısık ateşte suyunu çekene kadar pişiriyoruz.

Altını kapattıktan sonra nane ve dolma baharını serperek 20 dakika kadar bekletiyoruz.

Bu süre sonunda tekrar karıştırıyor ve soğutuyoruz.


Haşlanmış ebegümeci yapraklarını açarak ortasına iç koyup, yaprak sarması gibi sarıyoruz.

Tencereye yerleştirdiğimiz ebegümeci sarmalarını 1/2 su bardağı su ile kısık ateşte pişiriyoruz.

Soğuduktan sonra üzerine limon suyu gezdirerek limon dilimleri ile servis yapıyoruz.

SELANİK TATLISI


Çocukluğumda konuk olduğumuz bir evde bu tatlıyı yemiştim. Hani çocukken her tat unutulmazlar köşesinde bir yer alır ya bu tatlı da gitti beynimde özlenecekler rafında yerini aldı. Yıllar geçti. İnternette gördüm tarifini. Yalnız tek bir tarif var, belki 50 site bu tarifi olduğu gibi kopyalamış, yazmış. Birisi de kalkıp şunu bir yapayım da öyle yazayım dememiş. Hayretler içindeyim.

Bu tatlı ne zamandır kendim için yapmak istediğim bir şeydi. Tarifi mantığıma göre biraz değiştirdim. Sonuç: Mükemmel bir lezzet... Atatürk bu tatlıyı çok severmiş. Sevmekte de yerden göğe haklıymış.
Çok hafif; hem sütlü hem de şerbetli bir tatlı. Biraz zaman alıyor ama değiyor. Şiddetle tavsiye ediyorum.

Malzemeler:
Hamuru:
5.5 kahve fincanı un
3.5 kahve fincanı oda sıcaklığında tereyağı (kesinlikle margarin kullanmayın, tereyağı,  tatlının tadını belirliyor)
1 kahve fincanı pudra şekeri
1 paket kabartma tozu
Muhallebisi:
3 su bardağı süt
1 kahve fincanı buğday nişastası
1/2 çay kaşığı tuz
3 çorba kaşığı toz şeker
3 adet yumurta

Şerbeti:
2.5 su bardağı toz şeker
2.5 su bardağı su
1 çorba kaşığı limon suyu



Yapılışı:

Muhallebi için; sütü ısıtıp, süt kaynama noktasına gelmeden hemen önce nişastayı, şekeri ve tuzu çırpma teli ile hızlı hızlı karıştırarak ekliyoruz. Muhallebi gibi pişiriyoruz, soğutuyoruz.

Hamur için; unu ve pudra şekerini koyduğumuz yoğurma kabına yumuşamış tereyağını da ekleyerek bir hamur yoğuruyoruz  (Başlarda kum gibi birbirini tutmayacak, tereyağı eridikçe bütünleşecek).

Hamuru tereyağı ile yağladığımız tepsiye bir parmak kalınlığında yayıyoruz. Bastırarak düzleştiriyoruz.
180 dereceli fırında 30-35 dakika üzeri pembeleşene kadar pişiriyoruz.

Bu sırada soğuyan muhallebiye mikser yardımıyla 3 yumurtayı sırayla yedirerek katıyoruz.

Fırından çıkardığımız pişmiş hamurun üstüne bu muhallebiyi dökerek tekrar fırına sürüyoruz (Altı neredeyse piştiği için ben bir üst rafa koydum). 180 derecede muhallebinin üstü kızarmaya başlayana kadar pişiriyoruz.

Muhallebi hafif kızardıktan sonra fırından çıkarıp soğutuyoruz. Soğuduktan sonra baklava dilimi şeklinde kesiyoruz.

Şerbet için; su ve şekeri şerbet kıvamını alana kadar kaynatıp limon suyunu ekleyerek ateşten alıyoruz.

Şerbetin ilk sıcaklığı geçtikten sonra soğumuş olan muhallebili tatlının üstüne yavaş yavaş döküyoruz. 

Şerbeti çekmesi için 1-3 saat arası bekledikten sonra servis edebiliriz.

Afiyet olsun. 

KAKAOLU MADEN SULU MUFFİN


Küçük oğlumun "anne, anne küçük kek yap" nakaratlı şarkısı üzerine mutfağa girerek hiç değilse doğal maden suyu koyulan bu keki pişirdim (Kabartma tozu kullanılmıyor).

Malzemeler:

4 adet yumurta
1.5 su bardağı toz şeker
1 çay bardağı zeytinyağı
1 şişe maden suyu
2 çorba kaşığı kakao
3 su bardağı un


Yapılışı:

 Zeytinyağı ve toz şekeri kremleşene kadar çırpıyoruz.

Yumurtaları birer birer ekleyerek, her yumurtadan sonra çok iyi çırpıyoruz.

Soda ve kakaoyu ekliyoruz. Çırpmaya devam ederek unu da katıyoruz.

Pürüzsüz hale gelene kadar çırpıp, küçük muffin kalıplarına koyuyoruz.

180 derecede ısıtılmış fırında 30 dakika pişiriyoruz.

Afiyet olsun.

ISPANAKLI KREP BÖREĞİ



Yıllar önce Kemer'de büyük bir otelde kahvaltı masasında keşfetmiştik bu muhteşem lezzeti. Aşçıdan istedim tarifi, biraz çekinerek biraz gururlu anlattı, kendisini saygıyla anıyorum. Eve dönünce denedim ve bu harika böreği yaklaşık on yıl boyunca hep severek yaptım; severek yenildi.

Malzemeler:
300 gram ıspanak

250 gram taze kaşar peyniri
3 adet kesme şeker
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber


Krep malzemesi:
2 adet yumurta
2 su bardağı un
2 su bardağı süt
2 çorba kaşığı kadar tereyağı (sıvı yağ da olabilir)
1çay kaşığı tuz

Beşamel Sos:
3 çorba kaşığı un
50 gram tereyağı
5 su bardağı süt
1çay kaşığı tuz


Yapılışı:
 
Ispanağı, tuz ve şekerle kaynamış suda üç dakika haşlıyoruz, çıkarıp soğuk suya alıyoruz. Suyunu sıkıyoruz.
 
Krep için, yumurta, un, süt, erimiş tereyağı ve tuzu mikserle karıştırıyoruz.



26 cm çaplı teflon tavayı yağlıyoruz. Hamurdan  bir kepçe döküp, yayıp kızartıyoruz. (Altlı, üstlü sararana kadar). Bu şekilde 10 adet krep hazırlıyoruz.

Beşamel sos için, tereyağını eritiyoruz.Tuzu ve unu ekleyerek kısık ateşte pembeleşene kadar kavuruyoruz.
Sütü yavaş yavaş ekleyerek  pişiriyoruz.

Birleştirme:


Haşlanmış ıspanağa 7 çorba kaşığı  beşamel ekleyerek ıspanağı parçalayıcı veya blendırla karıştırıyoruz.

Fırın kabını yağlayarak en alta bir krep üstüne 3 çorba kaşığı soslu ıspanak, 2 çorba kaşığı beşamel, karabiber ve kaşar koyuyoruz.

İkinci krepi üstüne kapatıp tekrar aynı işlemi yaparak 10 tane krepi bu şekilde üst üste yerleştiriyoruz.

En üste sadece beşamel ve onun üstüne de kaşar koyup önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında üstü pembeleşene kadar 30 dakika kadar pişiriyoruz.

Böreğimiz biraz zahmetli görünse de masaya getirildiğinde herkesin yüzünde beliren mutlu gülümsemeye değer.

Afiyet olsun.

Not: Kreplerin kenarlarının düzgün olması gerekiyor. Aksi halde beşamelle ıspanak akar ve böreğin şekli düzgün olmaz. Eğer kenarları biçimsiz olduysa keserek düzeltebilirsiniz.

Afiyet olsun.

26 Mart 2010 Cuma

YEŞİLLİKLİ SAHANDA YUMURTA


Pazar kahvaltıları her evde özel olur. Aile bir araya gelir. Alışılagelmiş kahvaltıların yanına değişik yiyecekler yapılır. Bizim evde de her hafta sonu değişik bir şey istenir kahvaltıda. Bu pazar bol yeşillikli sahanda yumurta vardı. Çocuklara az yeşilliklisi, eşimle bana bu resimdeki. Basit bir tarif ama besleyici.

Malzemeler:

2 çorba kaşığı tereyağı
4 adet taze soğan
4-5 dal maydanoz
3 dal dereotu
2 adet yumurta
1 tutam karabiber
1 tutam tuz

Yapılışı:

Tereyağı eritip ince doğranmış soğanları biraz kavuruyoruz. Kıyılmış maydanoz ve dereotunu ekleyip, iki yumurtayı kırıyoruz. Yumurtaların beyazları piştiğinde karabiber, tuz serpip servis ediyoruz.

Afiyet olsun.

DEREOTLU MIHLAMA


Geç kalkılan hafta sonlarının kurtarıcı kahvaltılığı...Besleyici ve harika tadıyla herkesin sevdiği bir yiyecek. Benim içinse oğullarıma peynir yedirebilmenin kolay yolu.

Malzemeler:

2 çorba kaşığı tereyağı
2 çorba kaşığı mısır unu ( buğday unu da olur isteğe bağlı)
2.5 su bardağı süt
3 kibrit kutusu kadar beyaz peynir
3 kibrit kutusu kadar kaşar peyniri
3-4 dal dereotu
1 çay kaşığı tuz

Yapılışı:

Mısır ununu tereyağıyla biraz kavuruyoruz. Sütü azar azar topaklandırmadan ekliyoruz. Un sütü emip koyulaşınca ezilmiş beyaz peynir ve küçük parçalar halinde doğranmış kaşar peyniri eklenir. Karıştırarak hepsinin kaynaşıp, mıhlama kıvamına gelmesini sağlıyoruz.

En son çok ince kıyılmış dereotunu ekleyerek hemen ocaktan alıyoruz.

Sıcak servis ediyoruz. Afiyet olsun.

LABADA SARMASI


Memleketimizin toprağı öyle bereketli ki otlar,meyve sebze her zerresinde çeşit çeşit, şifası ayrı, lezzeti ayrı... Böyle bir bitki örtüsüne sahip olduğumuz için çok şanslıyız.

Semt pazarına bu mevsimde türlü çeşit otlar gelir. Ben labada aldım. Sarmasını annem yapardı. Yumuşacık bir sarma, lokum gibi... Ben de annemin izinde yapmaya çalışıyorum; çocuklarım da bilsin, unutulmasın istiyorum.


Malzemeler:

500 gr.labada
250 gr. bulgur (ben ince bulgur kullanıyorum)
2 adet orta boy kuru soğan (taze soğan da olabilir)
6 çorba kaşığı un
2 çorba kaşığı domates salçası
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
1 tatlı kaşığı kuru nane veya bir kaç dal taze nane
1 çay kaşığı toz kırmızıbiber
1 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz


Yapılışı:

Labadaları kaynamış suya batırıyoruz, 2-3 dakika sonra çıkarıyoruz ( fazla ölmeyecek) ve soğuk suya koyuyoruz.

Zeytinyağında yemeklik doğradığımız soğanları kavuruyoruz. Salçayı ekliyoruz.

Unu çok az suyla sulandırarak bulgurla karıştırıyoruz.

Bulguru soğanlara katıp 2-3 dakika pişiriyoruz.

Tuzunu, karabiberini, kırmızıbiberini, naneyi ekleyerek altını kapatıyoruz.

Labadaları sıkarak sudan çıkarıp elimizde açıyoruz, çok az iç koyarak mümkün olduğunca yırtılmayacak şekilde sarıyoruz. Küçük olan yaprakların ikisini bir sarabiliriz.

Sardığımız labadaları 1/2 su bardağı suyla ateşe koyup 5-10 dakika pişiriyoruz. (Pişirmede dikkat edeceğimiz nokta, bulgurların çok şişmemesi).

Soğutup limonla servis ediyoruz.

Afiyet olsun.

BALKABAĞI BÖREĞİ


Bal kabağının tüm faydaları bu böreğin içinde çok değişik ve nefis bir tada kavuşuyor. Bal kabağı tatlısını çok sevmeyen ben, bu böreği çok lezzetli buluyorum.

Malzemeler:

3 adet hazır yufka veya 1 kg. un, bir tatlı kaşığı tuz ve suyla yapılmış ev yufkası
yada benim bu börekte kullandığım gibi  3 adet kuru yufka (ıslatıp, yumuşattım)
500 gr. bal kabağı
1 su bardağı toz şeker
1/2 su bardağı ezilmiş ceviz
1/2 su bardağı su 
1 fiske tuz
1 çay bardağı erimiş tereyağı veya sıvı yağ
1 tatlı kaşığı tarçın
1 çay bardağı pudra şekeri



Yapılışı:

 Bal kabağını rendeliyoruz, toz şeker, tarçın ve cevizle karıştırıyoruz.

Erimiş tereyağı veya sıvı yağla suyu karıştırıyoruz.

Yufkayı yayıyoruz. Üzerine yağlı suyu sürüyoruz ve bal kabağı karışımını serpiyoruz.

 Yufkayı kenardan başlayarak rulo haline getiriyoruz. Tepsinin ortasından başlayarak kendi çevresinde sararak ruloyu yerleştiriyoruz.

İkinci yufkaya da aynı işlemi yapıp onu da ortadaki rulonun çevresine sarıyoruz. Son yufkayı da rulo yapıp tepsiye yerleştirdikten sonra üzerine tereyağlı su karışımından gezdirip 180 derecelik fırında pişiriyoruz.

Servis yaparken üzerine bol pudra şekeri serpiyoruz.

Sevdiklerimizle afiyetle yiyoruz. 

ZEYTİNYAĞLI ÇALI FASULYESİ


Taze fasulye cinsleri içinde tadı en hafif olanıdır. Diğerleri etli gibi bir tada sahipken çalı fasulyesi tam anlamıyla zeytinyağlıya yakışacak lezzete sahiptir.

Malzemeler:

1/2 kg. çalı fasulyesi
1 büyük kuru soğan
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
1,5 su bardağı domates sosu veya 3-4 domates yada 2 çorba kaşığı salça
2 diş sarımsak
İstenirse bir adet küp şeker ( ben şeker koymuyorum)

Yapılışı:

Taze fasulyeyi kılçıklarını alarak uzunlamasına ikiye bölerek hazırlıyoruz.

Zeytinyağını yakmadan yemeklik doğranmış kuru soğanları  pembeleştiriyoruz. Domates sosunu ekliyoruz (Salça veya rende domates olabilir).

Taze fasulyeleri ekleyerek 2-3 dakika kavuruyoruz. Eğer domates sosu veya domates rendesi kullanıyorsak 1/4 su bardağı su; salça kullanıyorsak 1 bardak su koyuyoruz. Sarımsakları da dilimleyerek ekliyoruz. Tencerenin kapağını kapatarak kısık ateşte pişiriyoruz. Alışılagelmiş olan soğuk servis etmektir. Ama ben sıcak da seviyorum.

Afiyet olsun.

RENKLİ SALATA


Balıkla, etle yenebilecek bir salata.

Malzemeler:

1/4 küçük kırmızı lahana
1 küçük kırmızı soğan
5 dal maydanoz
3 dal dereotu
1/2 demet roka
1 adet domates
4 yaprak ıspanak

1 tatlı kaşığı nar ekşisi
2 çay kaşığı sumak tozu
1 çay bardağı sızma zeytinyağı

Yapılışı:

Kırmızı lahana çok ince kıyılarak (rendelenmez) bir gece öncesinden zeytinyağı ve tuzla birlikte karıştırılır, buzdolabına konur.

Roka 1-2 cm kalınlığında doğranır. Kırmızı soğan balıksırtı doğranıp, tuzla ovulur, yıkanıp sıkılır.

Maydanoz ve dereotu, ıspanak ve domatesler irice doğranır.

Bütün bu sebzelerle sumak, nar ekşisi ve zeytinyağı karıştırılıp, servis yapılır.

Afiyet olsun.

KİŞNİŞLİ LAHANA TURŞUSU





Lahana turşusu, yemeklerin yanında çok sevilerek yenir. Ben klasik usulden biraz farklı yapıyorum ve çok beğenilerek yeniyor. Fakat artık turşu kurma zamanı değil. Ne yazık ki benim oburcuk yeğenime bunu anlatamadık. Lahana turşusu diye ısrar edince ablamla bu turşuyu kurduk. Bu mevsimde yaptığımız için turşu olduktan sonra buzdolabında saklayacağız.

Malzemeler (5 kg.'lık kavanoz):

1 orta boy beyaz lahana
1 çorba kaşığı kişniş tohumu
1/2 su bardağı nohut
1 adet limon
6 çorba kaşığı (tepeleme) kaya tuzu
4 adet havuç


Yapılışı:

Lahanaları yıkıyoruz, iri parçalara ayırıyoruz. Cam kavanoz veya plastik bir bidona lahana ve ikiye üçe bölünmüş havucu yerleştiriyoruz.

Lahanaların aralarına  nohudu gelişigüzel serpiyoruz.

Temiz bir tülbent içine kişnişi koyuyoruz. Bunu da kavanoza, üst kısma yakın yerleştiriyoruz.

Suyu %4-5 oranında tuzlu hazırlıyoruz. 5 kg.'lık bu bidon için ben 6 çorba kaşığı kaya tuzu kullandım. Suyun tadına baktığımızda tuzu yenmeyecek kadar fazla ama mide bulandırmayacak kadar da az olmalı.

Suyu da lahanaların üstüne doldurduktan sonra en üste 1 limonu kabuklarını soymadan  dörde bölerek koyup bidonun kapağını sıkıca kapatıyoruz.

Bir hafta sonra turşuyu açıp, suyunu başka bir kaba alıp kepçeyle biraz havalandırıyoruz. Bu sırada ezilen lahanaların üzerine tekrar lahana ekleyebiliriz). Bu işlemden sonra turşu suyunu tekrar kavanoza doldurarak kapağını kapatıyoruz.

İki hafta sonunda turşumuz yenmeye hazır oluyor.

Afiyet olsun.

25 Mart 2010 Perşembe

SEMİZOTU CACIĞI


Semizotu bir görünüp bir kaybolan sebze. Görür görmez alıp tazeyken her şeyde kullanmak en iyisi. Ben bugün  semizotu cacığı yaptım. Cacık hepimizin bildiği gibi; içine salatalık yerine bol bol kıyılmış semizotu koydum. Afiyetle yendi.


Malzemeler:


2 su bardağı yoğurt
1 su bardağı su
2 diş sarımsak
1 su bardağı kadar kıyılmış semizotu
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı toz kırmızıbiber
1-2 dal taze veya 1 çay kaşığı kuru nane




Yapılışı:


Yoğurdu suyla sulandırıp, önce ezilmiş sarımsak sonra semizotuyla karıştırıyoruz. Koyu sevenler daha az su katabilir. Üzerine nane ve toz kırmızıbiber serpiyoruz.


Afiyet olsun.

KUP KEK


Bizimkilere sürekli kek, börek, çörek yapıyorum. Bugün yeğenimden rica ettim, benim  mutfağım senin, ne biliyorsan yap bir şey dedim. O da bu kekleri yaptı. Çok hafif ve güzeldi.

Malzemeler:



1/2 su bardağı mısır nişastası (yoksa buğday nişastası )


1 su bardağı un


1/2 su bardağı sıvı yağ


1/2 su bardağı toz şeker+ 1 çorba kaşığı toz şeker


4 adet yumurta


1 paket vanilya


Yarım paket kabartma tozu


1 limon kabuğunun rendesi


Yapılışı:


Yumurtaların sarısı ile beyazını dikkatlice ayırıp, beyazına 1 çorba kaşığı şekerle çırparak kar haline getirip kenara koyuyoruz

Sıvı yağla ve şekeri çırpıyoruz


Buna yumurtaların sarılarını ekleyip çırpıyoruz


Un, nişasta, vanilya, kabartma tozu ve limon kabuğu rendesini harmanlayarak karıştırıyoruz ve çırpıyoruz.

Kar haline getirdiğimiz yumurta aklarını ekleyip kaşıkla karıştırıyoruz.

Küçük kek kalıplarına koyarak 170derece önceden ısıtılmış fırında 30 dakika kadar pişiriyoruz.


Yeğenim sağ olsun, afiyetle yedik.

ISPANAK KÖKÜ ÇORBASI


Sürekli ıspanak tarifleri veriyorum diye kızmayın; her sebzeyi mevsiminde yapmak istediğim için ve biz çok sevdiğimiz için böyle oldu. 

Ispanaklı boraniden kalan kökleri de çorba yaptım. Bu değişik bir lezzete sahip, sevenler bilir, vazgeçilmez bir tadı vardır.

Malzemeler:

1 kg. ıspanağın kök kısımları (çok iyi yıkanmış)
2 çorba kaşığı tereyağı
2 çorba kaşığı un
2 su bardağı süt
4 su bardağı su
1/2 çay kaşığı toz şeker
1 çay kaşığı tuz
1 kahve fincanı pirinç

Yapılışı:

Tuz ve şeker koyduğumuz suya pirinçleri atarak bir süre kaynatıyoruz. 

Pirinç pişmek üzereyken ıspanak köklerini ekliyoruz.

Kökler çok erimeyecek şekilde kaynatmaya devam ediyoruz.

Diğer yanda tereyağı eritip, unu kavurarak ve sütü ekleyerek bir beşamel sos yapıyoruz.

Kaynayan su ile beşameli alıştırarak ıspanak köklerine ekliyoruz.

Bir taşım kaynatarak karabiberle servis ediyoruz.

Afiyetle içiyoruz.

KAŞAROK


Arnavut olan bir aile dostumuzdan öğrendiğim, benim çok sevdiğim bir yemektir. Yemek bütün yenilen tavuktan kalan et parçalarının değerlendirilmesi için yapılırmış geçmişte. Şimdilerde sadece haşlanmış ayıklanmış tavuk etleri ile yapılıyor.

Malzemeler:

2 adet tavuk göğsü (yukarıda belirttiğim gibi tavuğun her tür etini kullanabiliriz)
2 çorba kaşığı un
3/4 çay bardağı zeytinyağı
2,5 su bardağı su
3 diş sarımsak
1/2 çay bardağı sirke (orijinal tarifte böyle, ben 1 çorba kaşığı koyuyorum)
1 çorba kaşığı tereyağı
1 çay kaşığı toz kırmızıbiber

Yapılışı:

Unu zeytinyağında kavuruyoruz. Suyu ekleyip bulamaç yapıyoruz. Bunu pişiriyoruz. Pişme devam ederken haşlanmış, didiklenmiş tavuk etlerini katıyoruz ve karıştırarak bir kaç dakika birlikte pişiriyoruz.

Sarımsakları ezerek sirkeyle karıştırıp yemeğe katıyoruz. İki dakika sonra ateşten alıyoruz.

Servis yapacağımız zaman tereyağında toz kırmızıbiberi yakarak yemeğin üstüne döküyoruz.

Çok lezzetli ve besleyici bir yemek.

Afiyet olsun.

24 Mart 2010 Çarşamba

KREM ŞOKOLA


Kedi dili yaptığım gün krem şokola da yapmıştım. Ama tarifi yazamamıştım. Krem şokolayı genellikle kedi dilleriyle birlikte servis ediyorum.

Malzemeler:


1 litre süt
1 su bardağı toz şeker
3 çorba kaşığı mısır nişastası
2 çorba kaşığı kakao
50 gr. bitter çikolata
8-10 adet kedi dili bisküvisi
Süslemek için ; şam fıstığı


Yapılışı:


Sütün içine toz şekeri, nişastayı,kakao ve çikolatayı koyarak muhallebi gibi pişiriyoruz. Ilındıktan sonra mikserle 3-4 dakika çırpıyoruz.




Kaselere ikişer çorba kaşığı kadar krem şokola koyup birer kedi dili yerleştirerek tekrar krem şokola döküyoruz. Üstlerini şam fıstıklarla ve birer kedi diliyle süsleyip soğutuyoruz.


Afiyet olsun.

ISPANAKLI BORANİ


Ispanaklı borani, Trakya'nın sevilen yemeklerindendir (Borani memleketimizin her yerinde yapılıyor ama her yöre bir farklılık, ayrı bir lezzet katıyor).

Evimizde yapılan şekliyle anlatmak istiyorum.

Malzemeler:

500 gr. ıspanak (Ben 250 gr ıspanaktan yaptım)
İstenirse 1 orta boy kuru soğan (yemeklik kavrulmuş)
2 çorba kaşığı un
1/2 çay bardağı sızma zeytinyağı
1/2 su bardağı süt
1/2 su bardağı su
1 çay kaşığı tuz

Üzerine;
3 diş sarımsak
1,5 su bardağı yoğurt

Sosu:
2 çorba kaşığı tereyağı
1/2 su bardağı domates püresi veya
2 çorba kaşığı salça
1 çay kaşığı toz kırmızıbiber

Yapılışı:

Ispanakları kaynar suya atıp altını kapatarak 4-5 dakika bu suda tutuyoruz (Çok ölmeyecek). Süzgece alarak suyunun süzülmesini sağlıyoruz. Daha sonra irice doğruyoruz (İstenirse çok az yağda yemeklik soğan kavrularak ıspanağa katılabilir, ben koymadım).

Zeytinyağını tavada unla karıştırarak unu kavuruyoruz. Yavaş yavaş suyu ve sonra da sütü ekliyoruz. Kısık ateşte koyulaşıp un kokusu gidene kadar pişiriyoruz.

Pişen sosun içine haşladığımız ve doğradığımız ıspanakları koyuyoruz. Bir iki kez çevirerek sosa iyice karıştırıyoruz. 2-3 dakika sonra servis tabağına alıyoruz.

Sarımsaklı bir yoğurt hazırlayarak ıspanağın üzerine yayıyoruz.

Domates sosu malzemelerini de ateşte karıştırarak pişiriyoruz. Bu sosu da yoğurdun üzerine döküyoruz.

Yemeye doyum olmayan bir yemek; afiyet olsun.

KEDİ DİLİ BİSKÜVİ


Kedi dilini çoğunlukla pastanın içinde kullanmak için pişiririm. Ama her seferinde pastaya yetecek kadarını zor ayırırım. Bizimkiler fırından çıkar çıkmaz kıtır kıtır yerler. Bugün krem şokola istediler. Onu da mutlaka kedi diliyle isterler beyefendiler. Tabi mutfakta bir anne mutfağa girdi;  kedi dili de, krem şokola da yaptı.

Malzemeler:

150 gr. tereyağı (orijinal tarifte margarin ) (oda sıcaklığında yumuşak)
1 su bardağı pudra şekeri
2.5 su bardağı un
1 çay kaşığı vanilya
3 adet yumurta (oda sıcaklığında)

Yapılışı :

Yumuşak tereyağı ile pudra şekerini derince bir kapta mikserliyoruz. Bu 5 dakika kadar sürecek, miksere yapışsa da aldırmadan devam ediyoruz (Kap derin ve dar olmalı ki çevreye sıçramasın).

Beyazlaşıp krema gibi olan bu karışıma sırayla yumurtaları ekliyoruz. Her yumurtadan sonra 2-3 dakika çırparak o yumurtayı karışıma tamamen yediriyoruz. Üç yumurta da tek tek eklendikten sonra mikseri bırakıyoruz.

Una vanilyayı karıştırarak yumurtalı karışıma bir tahta kaşıkla ekliyoruz. Yumuşak hafif cıvık bir hamur elde ediyoruz.

Büyük bir fırın tepsisini tere yağla yağlayarak veya yağlı kağıt sererek hazırlıyoruz.

Sıkma torbasına doldurduğumuz hamuru 5-6 cm uzunlukta ve bir parmak kalınlığında aralıklı olarak sıkıyoruz.

180 derecede ısıtılmış fırına koyarak 30 dakika kadar ( sadece üzerleri çok hafif pembeleşir) pişiriyoruz. Fazla tutarsak kurur ve sert olur.

Fırından çıkardıktan sonra istersek bisküvi olarak istersek de pasta malzemesi olarak kullanıyoruz.

Afiyet olsun.

ARNAVUT CİĞERİ



Sıcacık, yumuşacık pişmiş bir arnavut ciğeri dayanılmazdır benim için. Yanında da soğanı, maydanozu...

Çocukluğumdaki kadar sık olmasa da ben zaman zaman özlüyorum ve yapıyorum. Annemin öğrettiği şekilde yumuşak ve lezzetli oluyor.

Malzemeler:

500 gr. kuzu karaciğeri
1 tepeleme çay kaşığı karbonat
1 su bardağı un
2 tatlı kaşığı toz kırmızıbiber
Kızartmak için bol sıvı yağ (1,5-2 su bardağı)
1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı:

Ciğeri zarı soyulmuş ve küp şeklinde doğranmış olarak alıyorum. Zarı üzerindeyse soyup, küçük küçük doğramalıyız.

Unu, toz kırmızıbiberi ve karbonatı karıştırıp, ciğerleri bununla harmanlıyoruz. 4-5 dakika bekletiyoruz. Ardından tel süzgece alarak fazla ununu atıyoruz.

Çok kızgın yağa bir miktar atarak bir iki dakika kızartıyoruz (Ciğer yağın içinde sıkışmamalı, kızartma süresi kısa olmalı, yağ yanmaya yakın kızgınlıkta olmalı). Delikli kepçeyle kızaran ciğerleri bir tabağa alarak tuz serpiyoruz.

Yanına kıyılmış maydanoz ve sumakla karıştırdığımız piyazlık doğranmış kuru soğanla servis yapıyoruz.

Afiyet olsun.