çocuk yemeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk yemeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2010 Cuma

ZEYTİNYAĞLI SADE TAZE FASULYE


Eniştemin taze fasulyesi, çok sade ve lezzetli olur. Humusla birlikte getirmiş, sağ olsun. Fasulyeleri kavurmadan pişirdiği için renkleri ve tadı mükemmel.
Malzemeler:

1 kg taze fasulye

1 adet orta boy soğan
1adet domates
2 çorba kaşığı sızma zeytinyağı
1 tatlı kaşı tuz

Yapılışı:

Fasulyeleri yıkayıp, kılçıkları temizliyoruz. Enine ikiye bölüyoruz.

Soğanı küp doğrayarak zeytinyağında kavuruyoruz. Sararınca küp doğranmış domatesi ekleyip biraz daha kavuruyoruz.

Fasulyeleri de tencereye koyarak üzerini örtecek kadar sıcak su ekliyoruz.

Tuzunu da koyarak kaynayınca orta ateşe alıyoruz ve yaklaşık 45 dakika pişiriyoruz.

Afiyet olsun.

3 Nisan 2010 Cumartesi

TEL ŞEHRİYELİ YOĞURT ÇORBASI


Yayla çorbasına pirinç koyarız, bu çorbaya ise tel şehriye. Ama tadı çok farklıdır, başka bir çorbadır artık. Bu çorbayı rahmetli Zühre Teyze'den öğrendim, nur içinde yatsın.

Malzemeler:

10 bardak su
1 çay bardağı tel şehriye
500 gr. yoğurt
1 adet yumurta
1 çay kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı nane
1 çorba kaşığı tereyağı
1 çay kaşığı toz kırmızı biber

Yapılışı:

Su kaynayınca içine tel şehriyeyi atıyoruz. Karıştırarak pişiriyoruz.


Yoğurdu ve yumurtayı çırparak kaynayan suyla alıştıra alıştıra tencereye ekliyoruz.

Tuzunu koyup, karıştırarak kaynatıyoruz. Bir iki taşım kaynayınca ateşten alıyoruz.

Üstüne nane koyarak karıştırmadan kapağını kapatıyoruz.

10 dakika beklettikten sonra karıştırıp, servis yapabiliriz.

Servis yaparken tereyağında toz kırmızı biber yakarak çorbanın üzerine gezdiriyoruz.

Afiyet olsun.

KARA HAVUÇ SALATASI


Kara havuca ailece hayranız. Değdiği her yeri koyu kırmızıya boyasa da harika bir ürün. Genellikle suyunu içerek bazen de salatalarını yaparak tüketiyoruz.


Suyunu katı meyve sıkacağı olmadan sıkmak mümkün değildir sanırım.




Ama salatasını yapmak için rende yeterli. Herkesin bildiği bir şey rendele, limon ve zeytinyağı gezdir,işte enerji bombası hazır.


Sarımsaklı yoğurt ve mayonezle karıştırarak da çok lezzetli bir salata elde edebiliriz.

Afiyet olsun.

KREMALI KEK


Benim kek diye adlandırdığım kek pasta arası bir tarif. Kek sevmeyen oğlum pasta diye, seven ise kek diye yiyor. Nasıl olmasını isterseniz öyle.

Malzemeler:

Kek:
2 adet yumurta
2 su bardağı toz şeker
3 su bardağı un
1 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı süt
1 limonun kabuğu
1/2 limon suyu
1 çay kaşığı (silme) tuz
2 çay kaşığı kabartma tozu

Krema:
1 adet yumurta
1 çay bardağı toz şeker
2 çorba kaşığı un
2 su bardağı süt
2 çorba kaşığı kadar tereyağı
1 adet muz
2 çorba kaşığı fındık veya ceviz kırığı

Yapılışı:

Kek için; 2 yumurta ve 2 su bardağı şekeri çırpıyoruz. Sırasıyla sıvı yağ, limon rendesi ve suyu, ardından unu katarak çok iyi çırpıyoruz (Unu kattıktan sonra katılaşacak, sıçramaması için derin kap tercih etmeliyiz).

Karıştırarak sütü de azar azar ekliyoruz.

Kalıbımızı yağlayıp unluyoruz ve kek hamurunu döküyoruz.

Önceden ısıttığımız 160 dereceli fırına atarak 40 dakika pişiriyoruz.

Kremayı yapmak için sütün 1/2 su bardağı kadarını, un, yumurta ve şekeri karıştırıyoruz.

Sütü ısıtıp sıcak halde bu karışıma katıyoruz ve çırparak ateşte pişiriyoruz. Koyulaşıp, kabarcıklar çıkınca altını kapatıp soğutuyoruz.

Soğuğa yakın hale geldiğinde kremaya tereyağı ve ezdiğimiz muzu katarak iyice çırpıyoruz.

Kek soğuduktan sonra üzerine ve yanlarına bu kremadan bolca sürüyoruz.

Üzerine kıyılmış fındık veya ceviz serperek dilimliyoruz.

Afiyet olsun.

KABAK BÖREĞİ


Çok kolay ve hafif bir börektir. Sebze seven biri olarak ben bu böreğe bayılıyorum ama sevmeyen biriyseniz sebzeyi haşlayıp yemeye çalışmaktansa, böreğin içinde tercih edersiniz belki...

Malzemeler:

2 adet yufka
2 adet yumurta
2 adet yeşil kabak
1 adet havuç
1/4 demet dereotu
1/4 demet maydanoz
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı tuz
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
3/4 su bardağı kaşar peyniri

Kaşar peyniri konmadan önce


Yapılışı:

Kabak ve havucu rendeliyoruz. Yumurtaları çırpıp kabaklara katıyoruz.

Zeytinyağını, karabiberi, tuzu, ince kıyılmış dereotu ve maydanozu da ekliyoruz ve fazla ezmeden karıştırıyoruz.

Yufkaları uzunlamasına dört parçaya ayırıp üst üste koyup bir tahta üzerinde 1.5 cm kalınlığında kesiyoruz (Erişte yapar gibi).

Bir kabın içinde yufkaları elimizle harmanlayarak birbirine yapışmamasını sağlıyoruz .

Yufkaları kabaklı karışıma katarak karıştırıyoruz.

Yağlanmış tepsiye bu karışımı dökerek 180 derecede 40 dakika pişiriyoruz.

Pişme süresinin bitimine beş dakika kala fırından çıkarıp rendelediğimiz kaşar peynirini serpiyoruz ve tekrar fırına veriyoruz.


Kaşar rendesi kızardığında fırından çıkarıp servis yapabiliriz.

Afiyet olsun.

GELİNCİK OTU ÇORBASI


Gelincik otu çorbasını bu mevsimde, köylü teyzelerde gelincik otu bulduğumda alır, yaparım. Çok hafif, kendine özgü bir tadı var. Yararları çok fazla, ufaklıklar yesin isterim ama her çocuk gibi çorba içerken tanelerden, otlardan hoşlanmıyorlar. Ben de yaptığım çorbayı süzüp onlara içiriyorum. Sonuçta gelincik otu suyu içmiş oluyorlar.


Malzemeler:

1 demet gelincik otu
2 çorba kaşığı tereyağı
2 çorba kaşığı un
4 su bardağı su
2 su bardağı süt
1 adet taze sarımsak
1/2 çay kaşığı karabiber
Üstüne;
1 çay kaşığı toz kırmızıbiber
1 tatlı kaşığı tereyağı

Yapılışı:

Unu tereyağıyla birlikte kavuruyoruz. Ardından çırpma teliyle hızlı karıştırarak suyu ekliyoruz.

Kaynamaya başlayınca 5-6 dakika bekleyip, çok küçük doğradığımız taze sarımsağı katıyoruz. Beş dakika daha kaynadıktan sonra sütü ekliyoruz.

Çok ince kıydığımız gelincik otunu çorbaya ekliyoruz. 4-5 dakika sonra altını kapatıyoruz.

Tereyağında toz kırmızıbiberi yakarak çorbanın üstüne dökerek servis yapıyoruz.

Afiyet olsun.

2 Nisan 2010 Cuma

ARPA ŞEHRİYE PİLAVI


Yaptığımda son tanesine kadar yenen, özlenen bir pilavdır. Özellikle hafif sulu et yemeklerinin yanına çok yakışır.

Malzemeler (4 kişilik):

1 su bardağı arpa şehriye
2 su bardağı kaynar su
1 çorba kaşığı tereyağı
1 çay kaşığı tuz

Yapılışı:

Tereyağında arpa şehriyenin yarısını kavuruyoruz. İyice esmerleşince diğer şehriyeleri ekleyip biraz daha kavuruyoruz (Annemden öğrendiğim, çok az kavurarak yapmaktı. Bu şekilde iki renkli pilavı sonradan öğrendim, sağlıklı olan az kavurmaktır).

Sıcak suyu ve tuzu şehriyelerin üzerine dökerek kapağını kapatıyoruz ve ateşi kısıyoruz (Sıcak suyu şehriyelerin üzerine dökerken dikkatli olmalıyız, sıçrayabilir).

Pilav suyunu çekene kadar 10-15 dakika pişiriyoruz (Pişme sırasında karıştırmıyoruz).

Altını kapattıktan  15 dakika sonra iyice karıştırıp, havalandırıyoruz.

Afiyet olsun.

TOP HAMUR / PİŞİ


Çayı ateşe koyup, yapılıverecek bir yiyecek. Kızartılmasına rağmen hafif, çabuk ve lezzetli. İsterseniz benim yaptığım gibi piştikten sonra içlerine peynir de koyabilirsiniz.

Malzemeler:

1 su bardağı yoğurt
1 adet yumurta
1 çorba kaşığı karbonat
Aldığı kadar un
Kızartmak için; 2 su bardağı sıvı yağ


Yapılışı:

Yoğurt ve yumurta kesinlikle oda sıcaklığında olmalıdır.

Unla karbonatı karıştırıp, ortasını açıyoruz.

Buraya yumurta ve yoğurdu koyarak hamuru yoğuruyoruz.

Kulak memesi kıvamında bir hamur elde ediyoruz. Bu hamuru unlanmış tezgahta yarım santim kalınlığında açarak bir bardak yardımıyla daireler halinde kesiyoruz.


Bol kızgın yağda bu daireleri arkalı önlü kızartıyoruz. Çok çabuk kızarıyor, dikkatli olmalıyız.


Kızarmaya başlayınca daireler top şeklinde şişiyorlar ve çok güzel görünüyorlar.

Fazla yağ çekmiyor. Hamur işinden vazgeçemiyorsak kahvaltı masalarına veya beş çayına hazırlayabiliriz.

Afiyet olsun.

1 Nisan 2010 Perşembe

FIRINDA SÜRPRİZ KÖFTE


Fastfood'la mücadele etmek zor ama kararlıyım. Çocuklarımı olabildiğince uzak tutacağım. Akşam büyük oğlum hamburger diye mırıldanmaya başlayınca bu köfteleri yaptım. Bildiğin köfte değil bak deyince merakla yediler ve bir tepsi köfte gözümün önünde buharlaştı.

Malzemeler:

1/2 kg. orta yağlı kıyma
1 adet kuru soğan
1/2 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kimyon
1 çay kaşığı tuz
1 adet yumurta
100 gr. kaşar peyniri
40 gr. tereyağı

Yapılışı:

Kıyma orta yağlı olursa fırında daha iyi sonuç alınıyor (Benim kullandığım kıyma yağsız olduğu için yoğurma sırasında ceviz büyüklüğünde tereyağını da kattım).

Kaşarı, fındıktan çok az büyük küpler şeklinde kesiyoruz.

Kıymayı, karabiber, tuz, kimyon, rendelenmiş soğan ve yumurtayı çok iyi yoğurarak ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp, içli köfte yapar gibi içini oyup bir kaşar parçası koyarak kapatıyoruz.

Elimizle yuvarlayarak tere yağla yağladığımız tepsiye diziyoruz.

Her köftenin üzerine yarım fındık kadar tereyağı parçası koyuyoruz.

Fırında 220 derecede 40 dakika pişiriyoruz.

Afiyet olsun.

31 Mart 2010 Çarşamba

KASE BÖREĞİ



Çiriş böreğini yaparken çocuklarım yemezse onların seveceği bir seçenek de olsun istedim. Bu börekleri yaptım. Beni kırmayıp biraz benim börekten yediler nazlı nazlı. Sonra bu böreklere saldırdılar.

Malzemeler ( 8 adet):

3 adet hazır yufka
1/4 küçük bir kangal sucuk
4 adet sosis
1 su bardağı kaşar peyniri rendesi
2 yumurta (1 yumurta sarısı ayrılacak)
5 çorba kaşığı yoğurt
1 çay bardağı zeytinyağı
1 çay bardağı süt



Yapılışı:

2 yufkayı artı şeklinde dörder parçaya bölüyoruz. Diğer yufkayı küçük parçalara bölüyoruz.

Geniş bir kaseye parçaladığımız yufkaları, kaşar peyniri rendesi, 1 yumurta ve diğer yumurtanın akı, yoğurt, süt, küp doğranmış sosis ve sucukları ve zeytinyağını koyup karıştırıyoruz.

Bir kasenin içine dörde böldüğümüz yufkalardan birini yerleştirerek yufkanın uçlarını kasenin dışına taşacak şekilde yerleştiriyoruz.

İç malzemesiyle kasenin içini dolduruyoruz. Kaseden dışarı sarkan uçları bohça şeklinde kapatıyoruz. Top şeklinde olan yufkamızı kaseyi ters çevirerek çıkarıp, diğer 7 parça için de aynı yöntemi kullanıyoruz.

Börekleri kapatılan kısmı alta gelecek şekilde yağladığımız tepsiye dizip 190 dereceye ayarladığımız fırında 45 dakika pişiriyoruz.

Afiyet olsun.

30 Mart 2010 Salı

ŞOKELLALI RULOLAR



Mutfakta börekleri hazırlarken ufaklıklar tatlı da yap anne deyince tatlı yapacak zamanım da olmayınca bu ruloları uyduruverdim. Öyle rağbet gördü ki son bir taneyi zor tadabildim. Gerçekten çok güzel olmuştu. Acil tatlı isteyenlere tavsiye ederim.

Malzemeler:

2 adet yufka
10 çorba kaşığı kadar şokella
1 yumurta sarısı
1 çay bardağı pudra şekeri

Yapılışı:

1 yufkayı yayarak üzerine 5 çorba kaşığı şokellayı sürüyoruz.

İkinci yufkayı şokellalı yufkanın üstüne kapatarak kalan şokellayı da sürüyoruz.

Yufkayı ortadan ikiye bölerek ve düz kenardan başlayarak rulo şeklinde sarıyoruz.

Elde ettiğimiz iki rulonun üzerine yumurta sarısı sürerek 200 derecede 30 dakika pişiriyoruz.

Fırından çıkardıktan sonra soğutup dört santim kalınlığında rulo parçalara kesiyoruz.

Üzerlerine bol pudra şekeri serperek servis yapıyoruz.

Afiyet olsun.

KADINBUDU KÖFTE


Herkesin severek yediği bir köfte türü. Aslında köfteden de öte bir lezzet. Ama hep unutulur, klasik köfteye yenik düşer.

Bugün yemekte kadınbudu köfte vardı.

Malzemeler:

1 kahve fincanı pirinç
500 gr. kıyma
1 adet orta boy soğan
1 çay kaşığı karabiber
1 çorba kaşığı köfte baharı
1 çay kaşığı tuz
1 adet yumurta
1/2 demet maydanoz

1/2 su bardağı un

2 adet yumurta
Kızartmak için bir su bardağı sıvı yağ

Yapılışı:

Kıymanın yarısını tuzun ve karabiberin yarısı ile iyice kavuruyoruz.

Soğanı rendeliyoruz.

Pirinci 1 su bardağı suyla haşlayarak süzüyoruz.

Çiğ ve kavrulmuş kıyma, haşlanmış pirinç, kıyılmış maydanoz, yumurta, baharatlar ve tuzu karıştırıp iyice yoğuruyoruz.  

Elimizi ıslatarak harcımızdan büyük köfteler hazırlıyoruz.

Köfteleri önce una, ardından çırpılmış yumurtaya bulayarak kızdırdığımız yağda arkalı önlü kızartıyoruz.

Ailemizle afiyetle yiyoruz.

ÇİRİŞLİ BÖREK


Pazarda çiriş adlı pırasa ve çiçek soğanı arasında bir kokusu olan bitkiyi görünce hemen aldım. Bu bitkiyi bir kaç yıl önce keşfetmiştim. Ancak hep kavurmasını yapıyordum. Bugün böreğini yaptım. Ufaklıklar yemezse diye onlara da sosisli,sucuklu kase böreği... Ama yine de beni kırmayıp çok az yediler.


Malzemeler:


4 adet yufka
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
1 çay bardağı yoğurt
250 gr. çiriş
125 gr. beyaz peynir
2 yumurta (sarısı üzerine sürülecek)
1 çay kaşığı pul biber
2 çorba kaşığı zeytinyağı




Yapılışı:


Çirişleri ince doğrayıp iki çorba kaşığı zeytinyağı ile hafif kavuruyoruz. Altını kapatıp,  pul biber ekleyip karıştırıyoruz.


Soğuduktan sonra çirişlere ufaladığımız beyaz peyniri katıp karıştırıyoruz.


1 çay bardağı zeytinyağı ile yoğurt ve yumurta akını karıştırıyoruz.


Bir yufkayı serip arasına sosu sürüyoruz. Diğer yufkayı üstüne kapatıp onun da üstüne sosu sürüyoruz.


Yufkayı ortadan artı şeklinde dörde bölüp her parçanın geniş kenarına çirişli içten bir sıra koyuyoruz.


İç koyduğumuz kısımdan sarmaya başlayarak rulo haline getiriyoruz. Bu ruloyu kendi çevresinde sarıyoruz.


Tüm yufkaları bu şekilde hazırladıktan sonra yağlanmış tepsiye fazla sıkıştırmadan koyuyoruz.


Yumurta sarısıyla kalan sosu karıştırarak böreklerin üzerine sürüyoruz.


200 derecede 40 dakika pişiriyoruz.


Afiyet olsun.

29 Mart 2010 Pazartesi

FIRINDA KREMALI PATATES



Ev halkı patates yemeğe bayılır. Tabi ki daha çok kızarmış patates isterler. Ben bugün fırında yaptım. Çok severek yediler. Böylece sıvı yağla vıcık vıcık patates kızartmasından uzaklaşmış oldular. Bu şekilde her zaman yapmamı istediler.

Malzemeler:

4 orta boy patates
1/2 kutu krema
2 çorba kaşığı yoğurt (süzme veya susuz)
4 çorba kaşığı sızma zeytinyağı
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı kekik
1 çay kaşığı karabiber
1/2 su bardağı kaşar peyniri rendesi

Yağlı kağıt

Yapılışı:

Patatesleri soyup, halka halka kesiyoruz. Büyük bir kapta patatesleri krema, tuz, karabiber, kekik, yoğurt ve zeytinyağıyla harmanlıyoruz.

Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine boşluk bırakmadan diziyoruz.

240 derecede 30 dakika üstleri kızarana kadar pişiriyoruz.

Fırından çıkarıp kaşar rendesi serperek tekrar fırına koyup 5 dakika kadar kaşar eriyene kadar tutuyoruz.

Afiyet olsun.

27 Mart 2010 Cumartesi

ZEYTİNYAĞLI EBEGÜMECİ SARMASI


Bu çok güzel bir ot. Ispanaktan kat kat fazla demirle yüklü. Ne yazık ki bulmak zor. Semt pazarlarında bile bulunmuyor artık neredeyse. Zeytinyağlı sarma içi gibi hazırladım. İstenirse fıstık, üzüm kullanmadan da hazırlanabilir.

Malzemeler:

2 demet ebegümeci
1/4 su bardağı sızma zeytinyağı
1 tatlı kaşığı fıstık
1 tatlı kaşığı kuş üzümü
1 bardak pirinç
1 tatlı kaşığı dolma baharı
1 çay kaşığı silme toz şeker
1 çay kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı nane
1 adet kuru soğan
2 su bardağı su ( 1,5'u sarma içine, 1/2'si pişerken )
1 tatlı kaşığı domates salçası
1/2 limon

Hazırlanışı:

Ebegümecinin iri yapraklarını seçip, kaynar suya sokup çıkarıyoruz. Hemen soğuk suya alıyoruz.

Fıstıkları yağda pembeleşene kadar kavurup, ay şeklinde doğradığımız soğanları ekliyoruz ve kavuruyoruz.

Yıkanmış pirinci ekleyip kavurmaya devam ediyoruz.

Salçayı ekleyip, 1,5 bardak soğuk su, şeker, tuz, kuş üzümünü de  katıp karıştırıyoruz.

Tencerenin kapağını kapatıp, kısık ateşte suyunu çekene kadar pişiriyoruz.

Altını kapattıktan sonra nane ve dolma baharını serperek 20 dakika kadar bekletiyoruz.

Bu süre sonunda tekrar karıştırıyor ve soğutuyoruz.


Haşlanmış ebegümeci yapraklarını açarak ortasına iç koyup, yaprak sarması gibi sarıyoruz.

Tencereye yerleştirdiğimiz ebegümeci sarmalarını 1/2 su bardağı su ile kısık ateşte pişiriyoruz.

Soğuduktan sonra üzerine limon suyu gezdirerek limon dilimleri ile servis yapıyoruz.

SELANİK TATLISI


Çocukluğumda konuk olduğumuz bir evde bu tatlıyı yemiştim. Hani çocukken her tat unutulmazlar köşesinde bir yer alır ya bu tatlı da gitti beynimde özlenecekler rafında yerini aldı. Yıllar geçti. İnternette gördüm tarifini. Yalnız tek bir tarif var, belki 50 site bu tarifi olduğu gibi kopyalamış, yazmış. Birisi de kalkıp şunu bir yapayım da öyle yazayım dememiş. Hayretler içindeyim.

Bu tatlı ne zamandır kendim için yapmak istediğim bir şeydi. Tarifi mantığıma göre biraz değiştirdim. Sonuç: Mükemmel bir lezzet... Atatürk bu tatlıyı çok severmiş. Sevmekte de yerden göğe haklıymış.
Çok hafif; hem sütlü hem de şerbetli bir tatlı. Biraz zaman alıyor ama değiyor. Şiddetle tavsiye ediyorum.

Malzemeler:
Hamuru:
5.5 kahve fincanı un
3.5 kahve fincanı oda sıcaklığında tereyağı (kesinlikle margarin kullanmayın, tereyağı,  tatlının tadını belirliyor)
1 kahve fincanı pudra şekeri
1 paket kabartma tozu
Muhallebisi:
3 su bardağı süt
1 kahve fincanı buğday nişastası
1/2 çay kaşığı tuz
3 çorba kaşığı toz şeker
3 adet yumurta

Şerbeti:
2.5 su bardağı toz şeker
2.5 su bardağı su
1 çorba kaşığı limon suyu



Yapılışı:

Muhallebi için; sütü ısıtıp, süt kaynama noktasına gelmeden hemen önce nişastayı, şekeri ve tuzu çırpma teli ile hızlı hızlı karıştırarak ekliyoruz. Muhallebi gibi pişiriyoruz, soğutuyoruz.

Hamur için; unu ve pudra şekerini koyduğumuz yoğurma kabına yumuşamış tereyağını da ekleyerek bir hamur yoğuruyoruz  (Başlarda kum gibi birbirini tutmayacak, tereyağı eridikçe bütünleşecek).

Hamuru tereyağı ile yağladığımız tepsiye bir parmak kalınlığında yayıyoruz. Bastırarak düzleştiriyoruz.
180 dereceli fırında 30-35 dakika üzeri pembeleşene kadar pişiriyoruz.

Bu sırada soğuyan muhallebiye mikser yardımıyla 3 yumurtayı sırayla yedirerek katıyoruz.

Fırından çıkardığımız pişmiş hamurun üstüne bu muhallebiyi dökerek tekrar fırına sürüyoruz (Altı neredeyse piştiği için ben bir üst rafa koydum). 180 derecede muhallebinin üstü kızarmaya başlayana kadar pişiriyoruz.

Muhallebi hafif kızardıktan sonra fırından çıkarıp soğutuyoruz. Soğuduktan sonra baklava dilimi şeklinde kesiyoruz.

Şerbet için; su ve şekeri şerbet kıvamını alana kadar kaynatıp limon suyunu ekleyerek ateşten alıyoruz.

Şerbetin ilk sıcaklığı geçtikten sonra soğumuş olan muhallebili tatlının üstüne yavaş yavaş döküyoruz. 

Şerbeti çekmesi için 1-3 saat arası bekledikten sonra servis edebiliriz.

Afiyet olsun. 

KAKAOLU MADEN SULU MUFFİN


Küçük oğlumun "anne, anne küçük kek yap" nakaratlı şarkısı üzerine mutfağa girerek hiç değilse doğal maden suyu koyulan bu keki pişirdim (Kabartma tozu kullanılmıyor).

Malzemeler:

4 adet yumurta
1.5 su bardağı toz şeker
1 çay bardağı zeytinyağı
1 şişe maden suyu
2 çorba kaşığı kakao
3 su bardağı un


Yapılışı:

 Zeytinyağı ve toz şekeri kremleşene kadar çırpıyoruz.

Yumurtaları birer birer ekleyerek, her yumurtadan sonra çok iyi çırpıyoruz.

Soda ve kakaoyu ekliyoruz. Çırpmaya devam ederek unu da katıyoruz.

Pürüzsüz hale gelene kadar çırpıp, küçük muffin kalıplarına koyuyoruz.

180 derecede ısıtılmış fırında 30 dakika pişiriyoruz.

Afiyet olsun.

ISPANAKLI KREP BÖREĞİ



Yıllar önce Kemer'de büyük bir otelde kahvaltı masasında keşfetmiştik bu muhteşem lezzeti. Aşçıdan istedim tarifi, biraz çekinerek biraz gururlu anlattı, kendisini saygıyla anıyorum. Eve dönünce denedim ve bu harika böreği yaklaşık on yıl boyunca hep severek yaptım; severek yenildi.

Malzemeler:
300 gram ıspanak

250 gram taze kaşar peyniri
3 adet kesme şeker
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber


Krep malzemesi:
2 adet yumurta
2 su bardağı un
2 su bardağı süt
2 çorba kaşığı kadar tereyağı (sıvı yağ da olabilir)
1çay kaşığı tuz

Beşamel Sos:
3 çorba kaşığı un
50 gram tereyağı
5 su bardağı süt
1çay kaşığı tuz


Yapılışı:
 
Ispanağı, tuz ve şekerle kaynamış suda üç dakika haşlıyoruz, çıkarıp soğuk suya alıyoruz. Suyunu sıkıyoruz.
 
Krep için, yumurta, un, süt, erimiş tereyağı ve tuzu mikserle karıştırıyoruz.



26 cm çaplı teflon tavayı yağlıyoruz. Hamurdan  bir kepçe döküp, yayıp kızartıyoruz. (Altlı, üstlü sararana kadar). Bu şekilde 10 adet krep hazırlıyoruz.

Beşamel sos için, tereyağını eritiyoruz.Tuzu ve unu ekleyerek kısık ateşte pembeleşene kadar kavuruyoruz.
Sütü yavaş yavaş ekleyerek  pişiriyoruz.

Birleştirme:


Haşlanmış ıspanağa 7 çorba kaşığı  beşamel ekleyerek ıspanağı parçalayıcı veya blendırla karıştırıyoruz.

Fırın kabını yağlayarak en alta bir krep üstüne 3 çorba kaşığı soslu ıspanak, 2 çorba kaşığı beşamel, karabiber ve kaşar koyuyoruz.

İkinci krepi üstüne kapatıp tekrar aynı işlemi yaparak 10 tane krepi bu şekilde üst üste yerleştiriyoruz.

En üste sadece beşamel ve onun üstüne de kaşar koyup önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında üstü pembeleşene kadar 30 dakika kadar pişiriyoruz.

Böreğimiz biraz zahmetli görünse de masaya getirildiğinde herkesin yüzünde beliren mutlu gülümsemeye değer.

Afiyet olsun.

Not: Kreplerin kenarlarının düzgün olması gerekiyor. Aksi halde beşamelle ıspanak akar ve böreğin şekli düzgün olmaz. Eğer kenarları biçimsiz olduysa keserek düzeltebilirsiniz.

Afiyet olsun.

26 Mart 2010 Cuma

DEREOTLU MIHLAMA


Geç kalkılan hafta sonlarının kurtarıcı kahvaltılığı...Besleyici ve harika tadıyla herkesin sevdiği bir yiyecek. Benim içinse oğullarıma peynir yedirebilmenin kolay yolu.

Malzemeler:

2 çorba kaşığı tereyağı
2 çorba kaşığı mısır unu ( buğday unu da olur isteğe bağlı)
2.5 su bardağı süt
3 kibrit kutusu kadar beyaz peynir
3 kibrit kutusu kadar kaşar peyniri
3-4 dal dereotu
1 çay kaşığı tuz

Yapılışı:

Mısır ununu tereyağıyla biraz kavuruyoruz. Sütü azar azar topaklandırmadan ekliyoruz. Un sütü emip koyulaşınca ezilmiş beyaz peynir ve küçük parçalar halinde doğranmış kaşar peyniri eklenir. Karıştırarak hepsinin kaynaşıp, mıhlama kıvamına gelmesini sağlıyoruz.

En son çok ince kıyılmış dereotunu ekleyerek hemen ocaktan alıyoruz.

Sıcak servis ediyoruz. Afiyet olsun.

LABADA SARMASI


Memleketimizin toprağı öyle bereketli ki otlar,meyve sebze her zerresinde çeşit çeşit, şifası ayrı, lezzeti ayrı... Böyle bir bitki örtüsüne sahip olduğumuz için çok şanslıyız.

Semt pazarına bu mevsimde türlü çeşit otlar gelir. Ben labada aldım. Sarmasını annem yapardı. Yumuşacık bir sarma, lokum gibi... Ben de annemin izinde yapmaya çalışıyorum; çocuklarım da bilsin, unutulmasın istiyorum.


Malzemeler:

500 gr.labada
250 gr. bulgur (ben ince bulgur kullanıyorum)
2 adet orta boy kuru soğan (taze soğan da olabilir)
6 çorba kaşığı un
2 çorba kaşığı domates salçası
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
1 tatlı kaşığı kuru nane veya bir kaç dal taze nane
1 çay kaşığı toz kırmızıbiber
1 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz


Yapılışı:

Labadaları kaynamış suya batırıyoruz, 2-3 dakika sonra çıkarıyoruz ( fazla ölmeyecek) ve soğuk suya koyuyoruz.

Zeytinyağında yemeklik doğradığımız soğanları kavuruyoruz. Salçayı ekliyoruz.

Unu çok az suyla sulandırarak bulgurla karıştırıyoruz.

Bulguru soğanlara katıp 2-3 dakika pişiriyoruz.

Tuzunu, karabiberini, kırmızıbiberini, naneyi ekleyerek altını kapatıyoruz.

Labadaları sıkarak sudan çıkarıp elimizde açıyoruz, çok az iç koyarak mümkün olduğunca yırtılmayacak şekilde sarıyoruz. Küçük olan yaprakların ikisini bir sarabiliriz.

Sardığımız labadaları 1/2 su bardağı suyla ateşe koyup 5-10 dakika pişiriyoruz. (Pişirmede dikkat edeceğimiz nokta, bulgurların çok şişmemesi).

Soğutup limonla servis ediyoruz.

Afiyet olsun.