kuru soğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuru soğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2010 Pazar

KAZAYAĞI KAVURMASI


Semt pazarımızdaki köylü teyze kazayağı toplamış. Annem bize kavurmasını yapardı ama son yıllarda hiç görmemiştim. Hemen aldım, eve geldim. Kendim hiç yapmamıştım, anneme telefonda anlattırarak yaptım. Öyle güzel öyle değişik bir tadı var ki anlatamam. Maydanoz, dereotu çok tüketiriz evde ama bu çok güzel ve yeni bir tat. Umarım kazayağını her yıl mevsimi boyunca bulabilirim . Görürseniz tereddüt etmeden alın, deneyin.


Malzemeler:

1 demet kazayağı
1 büyük kuru soğan
4 diş sarımsak
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
1 çay kaşığı tuz

2 su bardağı yoğurt
Sıcak servis için;
1 çorba kaşığı domates salçası veya 3-4 çorba kaşığı domates sosu
1 çorba kaşığı tereyağı
Soğuk servis için;
1 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı toz kırmızıbiber

Yapılışı:

Önce çok iyi yıkayıp, sirkeli suda bir süre bekletiyoruz.

Zeytinyağını yemeklik doğradığımız soğan ve küçük doğranmış sarımsakla birlikte kavuruyoruz.


Yıkanmış, süzülmüş kazayağını çok ince kıyarak soğana katıyoruz ve iyice kavuruyoruz.

Tuzunu koyup kapağını kapatıp beş-on dakika kadar kendi suyuyla pişiriyoruz.

Sıcak yada soğuk servis edebiliriz. Sıcak servis edeceksek kavurmanın üstüne çırpılmış yoğurt ve tereyağında biraz kavrulmuş salça (veya sos) döküyoruz.

Soğuk servis edilecekse çırpılmış yoğurtla kazayağı kavurması iyice karıştırıyoruz.  Üzerine zeytinyağında yakılmış kırmızıbiber döküyoruz (Ben rejim belası yüzünden sadece kırmızı biber serperek beyaz peynir dilimleriyle servis ettim).

Afiyet olsun.

26 Mart 2010 Cuma

LABADA SARMASI


Memleketimizin toprağı öyle bereketli ki otlar,meyve sebze her zerresinde çeşit çeşit, şifası ayrı, lezzeti ayrı... Böyle bir bitki örtüsüne sahip olduğumuz için çok şanslıyız.

Semt pazarına bu mevsimde türlü çeşit otlar gelir. Ben labada aldım. Sarmasını annem yapardı. Yumuşacık bir sarma, lokum gibi... Ben de annemin izinde yapmaya çalışıyorum; çocuklarım da bilsin, unutulmasın istiyorum.


Malzemeler:

500 gr.labada
250 gr. bulgur (ben ince bulgur kullanıyorum)
2 adet orta boy kuru soğan (taze soğan da olabilir)
6 çorba kaşığı un
2 çorba kaşığı domates salçası
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
1 tatlı kaşığı kuru nane veya bir kaç dal taze nane
1 çay kaşığı toz kırmızıbiber
1 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz


Yapılışı:

Labadaları kaynamış suya batırıyoruz, 2-3 dakika sonra çıkarıyoruz ( fazla ölmeyecek) ve soğuk suya koyuyoruz.

Zeytinyağında yemeklik doğradığımız soğanları kavuruyoruz. Salçayı ekliyoruz.

Unu çok az suyla sulandırarak bulgurla karıştırıyoruz.

Bulguru soğanlara katıp 2-3 dakika pişiriyoruz.

Tuzunu, karabiberini, kırmızıbiberini, naneyi ekleyerek altını kapatıyoruz.

Labadaları sıkarak sudan çıkarıp elimizde açıyoruz, çok az iç koyarak mümkün olduğunca yırtılmayacak şekilde sarıyoruz. Küçük olan yaprakların ikisini bir sarabiliriz.

Sardığımız labadaları 1/2 su bardağı suyla ateşe koyup 5-10 dakika pişiriyoruz. (Pişirmede dikkat edeceğimiz nokta, bulgurların çok şişmemesi).

Soğutup limonla servis ediyoruz.

Afiyet olsun.

ZEYTİNYAĞLI ÇALI FASULYESİ


Taze fasulye cinsleri içinde tadı en hafif olanıdır. Diğerleri etli gibi bir tada sahipken çalı fasulyesi tam anlamıyla zeytinyağlıya yakışacak lezzete sahiptir.

Malzemeler:

1/2 kg. çalı fasulyesi
1 büyük kuru soğan
1 çay bardağı sızma zeytinyağı
1,5 su bardağı domates sosu veya 3-4 domates yada 2 çorba kaşığı salça
2 diş sarımsak
İstenirse bir adet küp şeker ( ben şeker koymuyorum)

Yapılışı:

Taze fasulyeyi kılçıklarını alarak uzunlamasına ikiye bölerek hazırlıyoruz.

Zeytinyağını yakmadan yemeklik doğranmış kuru soğanları  pembeleştiriyoruz. Domates sosunu ekliyoruz (Salça veya rende domates olabilir).

Taze fasulyeleri ekleyerek 2-3 dakika kavuruyoruz. Eğer domates sosu veya domates rendesi kullanıyorsak 1/4 su bardağı su; salça kullanıyorsak 1 bardak su koyuyoruz. Sarımsakları da dilimleyerek ekliyoruz. Tencerenin kapağını kapatarak kısık ateşte pişiriyoruz. Alışılagelmiş olan soğuk servis etmektir. Ama ben sıcak da seviyorum.

Afiyet olsun.

24 Mart 2010 Çarşamba

ARNAVUT CİĞERİ



Sıcacık, yumuşacık pişmiş bir arnavut ciğeri dayanılmazdır benim için. Yanında da soğanı, maydanozu...

Çocukluğumdaki kadar sık olmasa da ben zaman zaman özlüyorum ve yapıyorum. Annemin öğrettiği şekilde yumuşak ve lezzetli oluyor.

Malzemeler:

500 gr. kuzu karaciğeri
1 tepeleme çay kaşığı karbonat
1 su bardağı un
2 tatlı kaşığı toz kırmızıbiber
Kızartmak için bol sıvı yağ (1,5-2 su bardağı)
1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı:

Ciğeri zarı soyulmuş ve küp şeklinde doğranmış olarak alıyorum. Zarı üzerindeyse soyup, küçük küçük doğramalıyız.

Unu, toz kırmızıbiberi ve karbonatı karıştırıp, ciğerleri bununla harmanlıyoruz. 4-5 dakika bekletiyoruz. Ardından tel süzgece alarak fazla ununu atıyoruz.

Çok kızgın yağa bir miktar atarak bir iki dakika kızartıyoruz (Ciğer yağın içinde sıkışmamalı, kızartma süresi kısa olmalı, yağ yanmaya yakın kızgınlıkta olmalı). Delikli kepçeyle kızaran ciğerleri bir tabağa alarak tuz serpiyoruz.

Yanına kıyılmış maydanoz ve sumakla karıştırdığımız piyazlık doğranmış kuru soğanla servis yapıyoruz.

Afiyet olsun.